İSLAM TARİHİ - EMEVİLER DEVRİ (661-750)

     

           Dört halîfe devrinden ve Hz. Ali'nin oğlu Hz. Hasan'ın altı aylık hilâfetinden sonra Hz. Muâviye halîfe oldu (Hicri 41). O'ndan sonraki halîfeler Beni Ümeyye soyundan geldiği için bu İslam devletine, Emevî Devleti denildi. Bu devlet zamanında, 14 halîfe gelip geçti.

Hz.Muâviye, sahabenin büyüklerindendir. Peygamberimiz'in kayınbirâderi ve aynı zamanda vahiy kâtibi idi. Hz. Muâviye zamanında iç huzursuzluklar (isyanlar ve haricî fitnesi) giderildi. İslam orduları fetihlerine devam etti. Sicistan, Afganistan ve Semerkand fethedildi. Kûfe ve Basra'dan 50.000 kişi, Merv, Herat, Tus, Nişâbur ve Belh şehirlerine yerleştirilerek Horasan eyaleti kuruldu. Devletin doğu sınırı Aşağı Türkistan ve Hindistan'a ulaşıldı.

           Diğer yandan Anadolu üzerine seferler düzenlendi. İslam orduları Erzurum'u ele geçirip İstanbul'u kuşattı. Bu sefer esnâsında, Peygamber Efendimiz'in Medîne'ye ilk gelişinde, evinde misâfir olduğu Hz. Hâlid ibn-i Zeyd Ebâ Eyyûb'el Ensârî şehit oldu ve surların dibine defnedildi.

Hz. Muâviye zamanında donanmaya da büyük önem verildi. Akdeniz'e açılan Emevî donanması Girit, Sicilya, Kıbrıs ve Rodos adalarını aldı. Ayrıca Kuzey Afrika fethedildi.

Muâviye’nin vefâtından sonra yerine oğlu Yezîd geçti. Onu babası velîaht tâyin etmişti.

           Yezid zamanında, Hz. Hüseyin’in Kerbelâ'da şehîd edilmesi, Abdullah ibn-i Zübeyr’in Mekke'de halîfeliğini îlân etmesi, iç mes'elelerin en önemlilerindendir. Buna rağmen Yezîd'in dört senelik saltanatında İslam orduları, Buhârâ’yı, Harzem'i ve Kuzey Afrika'nın tamâmını fethetti. Serdar Ukbe bin-i Nâfi, önüne Atlas Okyanusu çıkınca atını denize sürüp "Allâhım! önüme şu uçsuz bucaksız deniz çıkmasaydı senin ismini daha ötelere götürürdüm." demiştir.

Yezîd'in vefâtından sonra yerine oğlu II.Muâviye geçti. O, aynı sene vefât edince yerine Mervan ibn-i Hakem seçildi. Ondan sonra da oğlu Abdülmelik halife oldu. O, Emevî iktidarını bütün İslam âlemine kabul ettirmede kendisine iki yardımcı buldu. Bunlardan biri Mühellep diğeri ise Haccâc ibn-i Yûsuf'dur.

            Haccac, önce isyanları bastırdı. Türkistan ve Sind sınırlarına gönderdiği ordular, yeni fetihlerle Hind topraklarına dayandı. Türgiş devletine bağlı bir beylik, Emevîlere bağlandı. Haccac, buradaki Türklerden bir kısmını Basra ve Kûfe taraflarına yerleştirdi.

Daha sonra Haccâc, Hicaz ve Irak vâlisi oldu. O havalideki Haricîleri yok etti; böylece Ehli Sünnet'e büyük hizmeti oldu. Arap olmayan milletlerin Müslüman olmaları ve dillerinin başka olması, Kur'ân-ı Kerîm'e nokta ve hareke konmasını icap ettirdi. Haccac, Hicrî 95 senesinde Kur'ân-ı Kerîm'in yanlış okunmasını önleyecek işâretleri Mushaflara koydurttu.

            Haccâc’ın hutbeleri Arap Edebiyâtının şâheserleri arasında yer aldı. İşte bir örnek: “Ey Küfeliler! Ben kötülüğü yerinde görür, yapanı yaptığı kötülüğün derecesine göre cezalandırırım. Kesim zamanı gelmiş olgun başlar görüyorum. Kanlara bulanacak saclara ve sakallara bakıyorum. Ey Iraklılar, halife beni buraya vali yaptı, sizin önünüze getirdi. Çünkü siz fitne ve fesat ehlisiniz. Çoktan beri azdınız ve azgınlığı da âdet haline getirdiniz. Sözüme dikkat ediniz; doğru yolda gidiniz. Yemin ederim ki, size zilletin lezzetini tattırırım. Derinizi yüzerim; sizi odun gibi keserim. Kadınlarınızı dul, çocuklarınızı yetim bırakırım...”

Abdülmelik'ten sonra oğlu Velîd halîfe oldu. Ondan sonra Velîd'in kardeşi Süleyman halîfe oldu. Bunun zamanında, Kaşgar ve Pencap İslam orduları tarafından fethedildi. İstanbul ikinci defa kuşatıldı. Peygamberimiz'in kabri ve mescidi yeniden yapıldı. Şam’da Emevî câmii inşa edildi.

           Daha sonra, İkinci Ömer diye anılan, Ömer ibn-i Abdülaziz halîfe oldu. Bu zât çok âdildi ve halk tarafından çok sevilirdi. Zamanında hadîsi şeriflerin toplanmasına başlandı. Müslüman olmayanlardan alınan vergiler belli esaslara bağlandı. O, 41 yaşında iken kölesi tarafından zehirlendi. Yerine Yezîd ibn-i Abdülmelik geçti. Gerek Yezîd ibn-i Abdülmelik ve gerekse kendinden sonra halîfe olan Hişam ibn-i Abdülmelik devirleri, Emevîlerin en parlak zamanlarını teşkil eder. Bu devirde Türkler, akın akın gelerek Müslümanlıkla şereflendiler.

           Son Emevî Halîfesi Mervan zamanında çıkan karışıklıklar, devletin gücünü sarstı. Bu arada Eb'ul Abbas Irak'ta halîfeliğini îlân etti. Mervan, Eb'ul Abbas ile yaptığı mücâdelede öldürülünce, 90 yıllık Emevî hanedanı sona erdi; yerine Abbâsi hanedanını geçti. (M. 750).